25 Ağustos 2026 Salı

Serkan Özant: Mühendisliği Yazılımla, Bilgiyi Paylaşımla Büyüten Bir Yaşam

 Merhaba arkadaşlar;

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bazı insanların mesleki hikâyeleri yalnızca yaptıkları işle açıklanamaz. Onları anlamak için ürettikleri ürünlere, paylaştıkları bilgilere, yıllar boyunca takip ettikleri gelişmelere ve dünyaya nasıl baktıklarına birlikte bakmak gerekir. Serkan Özant’ın hikâyesi de böyle bir hikâyedir.

Türkiye’de mekanik tesisat ve HVAC sektörünün dijitalleşme serüvenine yakından bakıldığında, uzun yıllara yayılan bir yazılım geliştirme deneyimi, teknik bilgi üretimi ve sektörel paylaşım kültürü dikkat çeker. Bu hikâyenin merkezinde Serkan Özant ve onun 1994 yılından bu yana geliştirdiği MTH – Mekanik Tesisat Hesapları yazılımı bulunmaktadır. LinkedIn profilinde MTH’nin Chief Software Developer'ı olarak yer alan Özant, 1994–2026 dönemini kapsayan uzun bir geliştirme geçmişine sahiptir.

1994'ten Bugüne Uzanan Bir Yazılım Hikâyesi

MTH’nin hikâyesi, bugün alışılmış olan bulut yazılımlardan, SaaS modellerinden ve BIM platformlarından çok önce başladı.

1994 yılında mekanik tesisat hesaplarını bilgisayar ortamına taşıma fikriyle başlayan bu yolculuk, zaman içerisinde ısı kaybı, ısı kazancı, psikrometrik hesaplar, K değeri, döşemeden ısıtma, radyatör ve fan-coil seçimi, hava kanalı hesabı ve proje hesapları gibi çok sayıda mühendislik fonksiyonunu bünyesinde barındıran kapsamlı bir yazılım altyapısına dönüştü. LinkedIn profilindeki MTH açıklaması, yazılımın yıllar içerisinde yalnızca hesap yapan bir araç olmaktan çıkarak raporlama, çoklu dil, yardım dosyaları, eğitim içerikleri ve farklı çıktı formatları gibi özelliklerle genişlediğini gösteriyor.

Bu hikâyenin önemli tarafı, bir yazılım ürününün yalnızca koddan ibaret görülmemesidir. MTH’nin gelişiminde mühendislik hesap yöntemleri, standartlar, proje üretim alışkanlıkları ve kullanıcı ihtiyaçları birlikte ele alınmıştır.

Başka bir ifadeyle Özant, mühendislik bilgisini yazılıma aktaran bir geliştirici olmanın ötesinde, mühendislik problemlerini yazılım problemi olarak yeniden yorumlayan bir üretici profili ortaya koymaktadır.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Yazılım Geliştirmekten Daha Fazlası: Bilgiyi Sektöre Aktarmak

Serkan Özant’ın mesleki yaklaşımını farklılaştıran unsurlardan biri de teknik bilgiyi yalnızca kendi ürününün içerisinde tutmamasıdır.

Tesisat Güncesi’nin temel yaklaşımı oldukça açık biçimde ifade edilmektedir: Mekanik tesisatla ilgili bilgi birikimi ve yeni öğrenilenler okuyucularla paylaşılmaktadır. Site; HVAC, havalandırma, borulama, yangın tesisatı, BIM, pompa, kanal sistemleri, enerji, ısı kaybı, izolasyon, sıhhi tesisat ve daha pek çok başlıkta içerikler barındırmaktadır.

Bu durum Özant’ın mesleki kimliğinin ikinci önemli tarafını ortaya çıkarıyor:

Bilgiyi üretmek kadar paylaşmayı da mühendisliğin bir parçası olarak görmek.

Tesisat Güncesi'nde yalnızca ürün veya yazılım tanıtımları değil; taze hava hesabı, HVAC tasarım yöntemleri, standartlar, kanal hesapları ve mekanik tesisat uygulamalarına yönelik teknik açıklamalar da yer alıyor. Örneğin mahal taze hava hesabı konusunda ASHRAE 62.1 yaklaşımı üzerinden kişi yoğunluğu, alan bazlı hava miktarı ve hesap yöntemi adım adım ele alınmış durumda.

Bu yaklaşım, teknik yayıncılığı bir pazarlama faaliyetinden ziyade bir mühendislik bilgi arşivi haline getiriyor.

 

 

Akademi ile Sektör Arasında Bir Köprü

Özant’ın LinkedIn profilindeki geçmiş faaliyetleri, bu bilgi paylaşımının yalnızca internet ortamıyla sınırlı olmadığını da gösteriyor.

MTH üzerine farklı üniversitelerde ve meslek kuruluşlarında seminerler düzenlenmiş; öğrencilerin ve sektör profesyonellerinin teorik bilgileri gerçek mühendislik hesaplarıyla ilişkilendirmelerine yönelik çalışmalar yapılmış. Profilde Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Yalova Üniversitesi ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi gibi kurumlarla gerçekleştirilen MTH seminerleri yer alıyor.

Bu faaliyetlerin önemi, özellikle mühendislik eğitiminde teori ile uygulama arasındaki boşluğun kapatılmasında ortaya çıkıyor.

Üniversitede öğrenilen bir ısı kaybı hesabı, bir kanal basınç kaybı hesabı veya psikrometrik işlem; gerçek bir proje üzerinde uygulanmadığında çoğu zaman soyut bir formül olarak kalabilir. MTH gibi araçların eğitim ortamına taşınması ise öğrencinin teorik bilgiyi gerçek proje mantığı içerisinde görmesine yardımcı olur.

Dolayısıyla Özant’ın kariyerinde yazılım geliştirme ile eğitim ve bilgi paylaşımı birbirinden bağımsız iki faaliyet değil, aynı mühendislik vizyonunun farklı sonuçları olarak değerlendirilebilir.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Tesisat Güncesi: Açık Bir Teknik Hafıza

Tesisat Güncesi'nin yıllara yayılan içerik arşivi de bu yaklaşımın sürekliliğini gösteriyor.

2018 tarihli içeriklerde BIM, MTH ve e-Hvac gibi konuların ele alınması; 2019 yılında MTH abonelik sistemi ve üniversite seminerlerinin duyurulması; 2026 yılında ise SaaS lisanslama, taze hava hesabı ve güncel HVAC tasarım konularının işlenmesi, platformun sektörün değişen gündemini takip ettiğini gösteriyor.

Burada dikkat çekici olan, teknoloji değişirken temel amacın değişmemesi:

Mekanik tesisat bilgisini daha erişilebilir, anlaşılır ve uygulanabilir hale getirmek.

Bu açıdan Tesisat Güncesi, Serkan Özant’ın mesleki hafızasının dijital uzantısı olarak görülebilir.

Mühendislikten Teknoloji Girişimciliğine

MTH’nin 30 yılı aşan geçmişi, Özant’ın yalnızca teknik hesapları bilen bir uzman olmadığını; aynı zamanda yazılım ürününün yaşam döngüsünü yönetebilen bir teknoloji üreticisi olduğunu gösteriyor.

Bugün yazılım dünyasında SaaS, abonelik, bulut ve kullanım başına ödeme modelleri olağan hale gelmiş durumda. Ancak Tesisat Güncesi'ndeki 2019 tarihli içeriklerde MTH'nin abonelik modeline geçişinin daha o dönemde tartışıldığı görülüyor. 2026 tarihli içeriklerde ise SaaS ve kontör bazlı kullanım modelleri yeniden ele alınıyor.

Bu değişim, Özant’ın yazılımı yalnızca teknik bir ürün olarak değil, kullanıcıların çalışma biçimleriyle birlikte değerlendirdiğini gösteriyor.

Bugün MTH ekosisteminde hesaplama, ürün seçimi, raporlama, veri paylaşımı ve BIM gibi konuların aynı çerçevede ele alınması da bu uzun vadeli yaklaşımın bir sonucu olarak görülebilir. Tesisat Güncesi'nde MTH'nin 30 yılı aşan geliştirme geçmişi ve 9.000'in üzerinde kullanıcıya ulaştığı bilgisi de paylaşılmaktadır.

Peki Serkan Özant'ı Sadece Bir Yazılımcı Olarak Tanımlamak Yeterli mi?

Bence hayır.

Çünkü Özant’ın dijital izlerine birlikte bakıldığında üç farklı alanın kesiştiği görülüyor:

Mühendislik → Yazılım → Bilgi paylaşımı

Mühendislik, problemleri tanımlıyor.

Yazılım, bu problemlere sistematik ve tekrar edilebilir çözümler üretiyor.

Bilgi paylaşımı ise elde edilen deneyimin başka insanlara aktarılmasını sağlıyor.

Bu üç alanın birleşmesi, onu yalnızca bir yazılım geliştiricisi veya yalnızca bir HVAC uzmanı olarak tanımlamaktan daha anlamlı bir profil ortaya çıkarıyor.

 


 

 

 

 

 

 

Mühendislik Dünyasının Dışındaki Merak

Serkan Özant’ın 1000Kitap profili ise bu teknik kimliğin arkasındaki farklı bir boyuta işaret ediyor.

1000Kitap'taki @Sozant profili Aralık 2019'da oluşturulmuş ve profilde 47 kitap, 30 takip edilen kullanıcı ve 17 takipçi bilgisi bulunuyor.

Daha önemlisi, okuma tercihleri tek bir alana sıkışmıyor.

William Shakespeare’in Macbeth eseri, İlber Ortaylı’nın Osmanlı tarihine ilişkin çalışması, Arthur C. Clarke'ın bilimkurgu eseri Rama Bahçesi, Jared Diamond'ın Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabı ve Kozmos üzerine eserler gibi birbirinden oldukça farklı konulara yönelen okumalar görülüyor.

2019 yılında okuduğu Turan Akıncı'nın Selanik kitabına yaptığı değerlendirmede ise özellikle araştırma, şehir tarihi, sosyal ve ticari hayat ile dönemin farklı topluluklarına ilişkin kapsamlı bilgileri öne çıkardığı görülüyor.

Bu okuma profili, teknik dünyanın içerisinde yaşayan bir insanın aynı zamanda tarih, bilim, edebiyat ve toplum üzerine merakını koruduğunu düşündürüyor.

Ve belki de bu nokta, Serkan Özant'ın mesleki yaklaşımını anlamak açısından en ilginç ayrıntılardan biri.

Çünkü iyi mühendislik yalnızca formülleri bilmekten değil; merak etmekten, araştırmaktan, farklı alanlar arasında bağlantılar kurmaktan ve sürekli öğrenmekten beslenir.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Kariyerden Daha Fazlası

Serkan Özant'ın hikâyesi, Türkiye'de bir mühendisin kendi uzmanlık alanında teknoloji üretmesinin ve bunu yıllar boyunca geliştirmesinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

1994'te başlayan MTH yolculuğu, bugün 30 yılı aşan bir yazılım geliştirme deneyimine dönüşmüş durumda. Üniversite seminerleriyle öğrencilerle buluşan, Tesisat Güncesi ile teknik bilgileri paylaşan ve mekanik tesisat sektöründeki dijital dönüşümü takip eden bir çalışma çizgisi ortaya çıkıyor.

Bunun yanında 1000Kitap profili, bu teknik dünyanın arkasında farklı alanlara ilgi duyan ve okumayı sürdüren bir insan portresi gösteriyor.

Bu nedenle Serkan Özant'ı birkaç kelimeyle tanımlamak gerekirse şöyle bir ifade daha doğru olabilir:

“Mühendislik problemlerini yazılıma dönüştüren, yazılım bilgisini mühendislik kültürüyle besleyen ve edindiği deneyimi paylaşarak çoğaltan bir teknoloji üreticisi.”

Belki de onun hikâyesindeki en değerli taraf, 30 yılı aşan bir yazılım geliştirme geçmişinden çok daha fazlasıdır.

Bir kişinin onlarca yıl boyunca aynı alanda kalabilmesi önemlidir.

Ama daha önemlisi, o yıllar boyunca öğrenmeye, üretmeye, geliştirmeye ve paylaşmaya devam edebilmesidir.

Serkan Özant'ın MTH, Tesisat Güncesi ve kişisel okuma dünyası birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo tam olarak budur:

Üretmek.
Öğrenmek.
Paylaşmak.
Ve bilgiyi teknolojiye dönüştürmek.

Bu açıdan bakıldığında Serkan Özant'ın hikâyesi yalnızca bir HVAC yazılımının hikâyesi değil; Türkiye'de mühendislik bilgisinin dijitalleşmesi üzerine 30 yılı aşan kişisel bir üretim hikâyesidir.

10.000 m² Gross Market İçin Sprinkler Sistemi Tasarımı: Türkiye Yönetmeliği, TS EN 12845 ve Hidrolik Hesap Yaklaşımı

 Merhaba arkadaşlar;

 

https://images.openai.com/static-rsc-4/xjngidoh9461IwkO1cxRY_0yG8TzJUVuyUml_KOy_uf0CyYYFSR5CAoLzLe_l1paBV5PdqOIan-8CeU8pW71tyeW5YzVloohcd1PPQ4Geso7NvywPck9gbjxiT6-ZwcssvknW9zttepltVOcBL2rIoaxK9IhFFIVUrEhIaRwiZlxA_kA-9gIXEnPgVv7g-fj?purpose=fullsize 

 

 

10.000 m² büyüklüğündeki bir gross marketin sprinkler sistemi, yalnızca tavana belirli aralıklarla sprinkler başlıkları yerleştirilmesinden ibaret değildir. Marketlerde yüksek miktarda ambalaj malzemesi, karton, plastik ürün, tekstil, temizlik ürünleri, ahşap paletler ve zaman zaman yanıcı sıvılar bulunabildiğinden yangın yükü bölgeden bölgeye önemli ölçüde değişebilir. Özellikle satış alanı ile depo, raflı depolama, soğuk oda, teknik hacimler ve yükleme alanlarının aynı projede bulunması, her bölümün ayrı değerlendirilmesini gerektirir.

 

Türkiye'de temel mevzuat olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'in Madde 96'sı, sprinkler sisteminin tasarımının TS EN 12845'e göre yapılmasını öngörmektedir. Yönetmelik ayrıca sprinkler elemanlarının TS EN 12259'a uygun olmasını şart koşmaktadır.

10.000 m²'lik bir gross market bu nedenle, "kaç adet sprinkler gerekir?" sorusundan önce tehlike sınıfı, ürün cinsi, depolama şekli, depolama yüksekliği ve bina geometrisi açısından analiz edilmelidir.

 

1. Öncelikle sprinkler zorunluluğu belirlenmelidir

Yönetmeliğin mevcut metninde, toplam alanı 2.000 m²'nin üzerinde olan katlı mağaza, alışveriş, ticaret ve eğlence yerlerinde otomatik yağmurlama sistemi zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca 30,50 m'den yüksek konut dışı binalar ve belirli diğer kullanım türleri için de sprinkler zorunluluğu vardır.

Dolayısıyla 10.000 m² gross marketin katlı mağaza/ticari yapı niteliğinde olması halinde sprinkler sistemi yalnızca bir tercih değil, yönetmelik kapsamında zorunlu bir yangın güvenliği sistemidir.

Burada önemli bir mühendislik noktası vardır: 10.000 m² toplam alan, hidrolik hesapta 10.000 m²'nin tamamının aynı anda sprinkler debisiyle hesaplanacağı anlamına gelmez. TS EN 12845'te tasarım alanı, tehlike sınıfına ve sistem tipine göre belirlenir.

 

 

2. Marketin tamamı aynı tehlike sınıfında kabul edilmemelidir

Gross marketlerde en kritik tasarım hatalarından biri bütün alanın tek bir tehlike sınıfı kabul edilmesidir.

Örneğin:

  • Satış alanı,
  • Kasa bölgesi,
  • Reyonlar,
  • Fırın,
  • Et ve balık hazırlama,
  • Soğuk odalar,
  • Genel depo,
  • Yüksek raflı depo,
  • Karton ambalaj deposu,
  • Plastik ürün deposu,
  • Otopark,
  • Yükleme-boşaltma alanı,
  • Teknik hacimler

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

TS EN 12845 yaklaşımında depolama yangın tehlikesinin belirlenmesinde ürünün yanabilirliği, ambalajı ve depolama konfigürasyonu birlikte değerlendirilir. Standartta DS1–DS6 gibi farklı depolama düzenleri tanımlanmaktadır.

Özellikle market deposunda plastik ürünler, karton kutular veya yüksek raflı palet depolaması varsa, satış alanı için belirlenen kriterin depoya aynen uygulanması doğru değildir.

 

3. 10.000 m² market için tasarım verileri

Projeye başlanmadan önce en az şu bilgiler kesinleştirilmelidir:

  1. Binanın kat sayısı,
  2. Her katın sprinkler koruma alanı,
  3. Kat yüksekliği,
  4. Asma tavan yüksekliği,
  5. Döşeme ile sprinkler arasındaki mesafe,
  6. Çatı konstrüksiyonu,
  7. Raf yüksekliği,
  8. Maksimum depolama yüksekliği,
  9. Ürünlerin yanıcılık özellikleri,
  10. Ambalaj tipi,
  11. Palet kullanılıp kullanılmadığı,
  12. Rafların tekli veya çok sıralı olması,
  13. Plastik ürün miktarı,
  14. Soğuk oda bulunup bulunmadığı,
  15. Donma riski bulunan alanlar,
  16. Yangın kompartımanları,
  17. Yangın zonları,
  18. Mevcut su kaynağının debi ve basıncı,
  19. Yangın su deposunun hacmi,
  20. Yangın pompasının karakteristiği.

Özellikle depolama alanları için ürün cinsi, depolama konfigürasyonu, paketleme şekli ve depolama yüksekliği tasarım kriterinin belirlenmesinde kritik parametrelerdir.

 

https://images.openai.com/static-rsc-4/ovzk_LZ27gWaFEdUryOxYIJWBWpPTPkmDayF7QBjbUirnX1YG1c3LOrgjpwAWIyohfNRsZp7VcXkpMT12m770vxMQ_cS-LL-aPLN_tuet7LqrG_863nGhI5CoUXZBkrt3E9DsCFeTESNkweqKU9iF5acmX6uqmbUVUev5o4f4DO5WD1wIUVvUimVMCj3nTLd?purpose=fullsize 

 

4. Sprinkler yerleşimi

Sprinkler yerleşimi yalnızca eşit aralıklarla çizim yapılması şeklinde gerçekleştirilmemelidir.

Kirişler, aydınlatma armatürleri, havalandırma kanalları, kablo tavaları, yüksek raflar ve diğer yapı elemanları su dağılımını engelleyebilir.

Yönetmelik, sprinkler başlıklarının kullanım alanının tehlike sınıfı ve sprinkler başlığının koruma alanı dikkate alınarak yerleştirilmesini istemektedir. Düşük Tehlike ve Orta Tehlike-1 alanlarında standart bir sprinkler için azami koruma alanı 21 m² olarak belirtilmiştir.

Ancak bu değer 10.000 m² market için "10.000 / 21 = 476 adet sprinkler yeterlidir" şeklinde kullanılmamalıdır. Çünkü gerçek yerleşim; kolonlar, duvarlar, kirişler, raflar ve tehlike sınıfına bağlı spacing kuralları ile belirlenir.

Örneğin yalnızca kaba bir ön tasarım yapmak amacıyla 12 m²/sprinkler kabul edilirse:

10.000 / 12 ≈ 833 sprinkler

elde edilir. Fakat bu sadece yaklaşık adet tahminidir; nihai sprinkler sayısı projedeki gerçek geometri ve standart kriterleri ile belirlenmelidir.

 

5. Hidrolik hesap tasarımın merkezidir

Piyasadaki profesyonel sprinkler hesaplarında temel yaklaşım, en olumsuz hidrolik koşullara sahip tasarım alanının belirlenmesi ve bu bölgedeki sprinklerların gerekli debi ve basınçlarının hesaplanmasıdır.

NFPA 13 uygulamalarında yaygın olarak density/area yaklaşımı kullanılmaktadır. Hidrolik hesapta sprinkler debisi genel olarak:

Q = K × √P

ilişkisiyle belirlenir.

Burada:

  • Q = sprinkler debisi,
  • K = sprinkler K-faktörü,
  • P = sprinkler giriş basıncıdır.

Ardından boru segmentlerinin sürtünme kayıpları, kot farkları, fittings kayıpları ve su kaynağı basıncı dikkate alınarak sistemin toplam talebi hesaplanır. Piyasadaki güncel sprinkler hesap örneklerinde de en uzak hidrolik noktadan su kaynağına kadar sistemin segment bazında doğrulanması temel yöntem olarak kullanılmaktadır.

 

6. Market deposu en kritik bölgedir

10.000 m² gross market projesinde tasarımın en dikkat edilmesi gereken kısmı çoğu zaman satış alanı değil, depolama alanıdır.

Örneğin 8–10 m yüksekliğinde raflı bir market deposu düşünelim. Burada yalnızca tavan sprinklerları yeterli olmayabilir. Ürün sınıfı, raf tipi ve depolama yüksekliğine bağlı olarak raf arası sprinklerleri veya özel yüksek tehlike tasarım kriterleri gündeme gelebilir.

TS EN 12845, yüksek tehlikeli depolamada tasarım yoğunluğu ve çalışma alanını; depolanan ürünün yanabilirliği, paketleme şekli, depolama yöntemi ve yüksekliği ile ilişkilendirmektedir.

Dolayısıyla projede:

"Market = OH"

şeklinde genel bir kabulle bütün binayı tek hesap alanına sokmak ciddi bir tasarım hatası olabilir.

 

7. Yangın pompası ve su deposu

Sprinkler hidrolik hesabının sonucunda yalnızca boru çapları değil, yangın pompasının gerekli debi-basınç noktası da belirlenmelidir.

Sistem şu ana unsurlar birlikte değerlendirilerek tasarlanmalıdır:

Yangın su deposu → yangın pompası → ana kontrol vanası → ana dağıtım borusu → zon vanaları → branşmanlar → sprinklerlar

Yönetmelik, sprinkler sisteminin pompa, alarm, akış göstergesi, kontrol vanaları ve diğer yardımcı elemanlarla birlikte bir bütün olarak ele alınmasını öngörmektedir.

Ayrıca 1.000 m²'den büyük bina oturma alanına sahip yapılarda itfaiyenin sisteme dışarıdan su verebilmesi için en az DN100 itfaiye su verme bağlantısı öngörülmektedir; bağlantıda iki adet 65 mm Storz rakor ve çek valf gibi şartlar bulunmaktadır.

 

Gicleurs automatiques: Protection contre les incendies en entrepôts  

 

 

8. Deprem ve mekanik tesisat detayları

Türkiye'de sprinkler tasarımında deprem etkisi de ihmal edilmemelidir.

Yönetmelikte, birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde ana kolonların sürüklenmesini önlemek amacıyla dört yönlü destekler, belirli çapların bağlantılarında esnek bağlantılar ve borular için enine-boyuna sabitleme elemanları öngörülmektedir. Dilatasyon geçişlerinde ise yapının üç yöndeki hareketini karşılayacak detayların uygulanması gerekir.

Bu nedenle sprinkler projesi mimari plan üzerine yalnızca boru çizmekten ibaret değildir. Askı, sismik destek, dilatasyon ve yapı elemanlarıyla koordinasyon da uygulama projesinin parçasıdır.

 

9. 10.000 m² market için önerilen proje yaklaşımı

Pratik bir tasarım süreci şu sırayla yürütülebilir:

1. Mimari analiz → 2. Tehlike sınıflandırması → 3. Depolama analizi → 4. Sprinkler tipinin seçilmesi → 5. Başlık yerleşimi → 6. Boru ağı → 7. Hidrolik hesap → 8. Pompa seçimi → 9. Su deposu → 10. Yangın zonları → 11. Sismik askılama → 12. İtfaiye bağlantısı → 13. Proje ve hesap raporu → 14. Test ve devreye alma

Bu aşamaların herhangi birinin atlanması, sistemin yalnızca teorik olarak değil, gerçek yangın sırasında da performansını etkileyebilir.

 

 Client Challenge

10.000 m²'lik bir gross market için sprinkler tasarımının en önemli prensibi, alan büyüklüğünden önce yangın yükünün ve kullanım senaryosunun doğru belirlenmesidir.

Türkiye'deki yönetmelik sprinkler tasarımını TS EN 12845'e bağlamakta ve 2.000 m² üzerindeki katlı mağaza, alışveriş, ticaret ve eğlence yerlerinde otomatik yağmurlama sistemini zorunlu tutmaktadır.

Ancak 10.000 m²'nin tamamını tek bir tehlike sınıfı olarak değerlendirmek doğru bir mühendislik yaklaşımı değildir. Satış alanı, depo, yüksek raflı depo, plastik ürün alanları, soğuk odalar ve teknik hacimler ayrı ayrı analiz edilmelidir.

Özellikle market depolarında ürün tipi + ambalaj + raf düzeni + depolama yüksekliği + tavan yüksekliği birlikte değerlendirilmeden sprinkler tasarımına başlanmamalıdır. TS EN 12845'in depolama sınıflandırması ve hidrolik tasarım kriterleri bu noktada belirleyicidir.

Son aşamada yapılması gereken ise yalnızca sprinkler adetini bulmak değil; en kritik hidrolik tasarım alanını, sprinkler debilerini, boru çaplarını, basınç kayıplarını, pompa kapasitesini ve gerekli su rezervini birlikte doğrulamaktır.

Bu yaklaşım, 10.000 m²'lik bir gross marketi sadece yönetmeliğe uygun görünen bir projeye değil, yangın anında gerçekten çalışabilecek mühendislik esaslarına dayalı bir sprinkler sistemine dönüştürür.

 

 

Konu ile ilgili bir videoda hazırlıyoruz.  [Youtube] kanalımızdan izleyebilirsiniz.






 

 

 

 

Sprinkler Sistemi Tasarımı hesapları ve cihaz seçimleri ile ilgili en başarılı çözümü, piyasalarda 30. yaşını kutlayan, Türkiyenin ilk ve tek profesyonel ısıtma klima soğutma hesap yazılımı MTH Paket içinde bulacaksınız. MTH Paketini yakından tanımak ve projelerinizde aradığınız kesin, hızlı, güvenilir çözümler için [burayı] tıklayınız..